Antioksidan özelliğinin keşfinin ardından, çayın şimdi de bunama ve Alzheimer gibi hastalıklara iyi geldiği belirtiliyor. İngiltere'deki Newcastle Üniversitesi'nden uzmanların yaptığı araştırmaya göre yeşil ve siyah çay, bunama ve Alzheimer gibi hastalıklara yol açan enzimlerin beyindeki faaliyetini durduran özelliklere sahip. Bulgulara göre çay, özellikle bunama ile mücadele için geliştirilen ilaçlarla benzer etkiyi yapıyor. Alzheimer hastalığı, beyinde 'asetilkolin' adlı kimyasalın azalması sonucu ortaya çıkıyor. Hem yeşil hem de siyah çay Newcastle ekibi, laboratuvar deneylerinde, hem yeşil hem de siyah çayın bu kimyasalı devredışı bırakan bir enzimin faaliyetlerini durdurmasına yardımcı olduğunu belirledi. Ekip ayrıca, her iki çayın da Alzheimer hastalarının beyinlerindeki protein tortularında bulunan, başka bir enzimin faaliyetlerini de engellediğini söylüyor. Yeşil çay daha uzun etkili Bilim adamlarının bulgularına göre, yeşil çayın önleyici etkisinin bir hafta sürdüğünü, siyah çayın enzimleri önleme özelliğinini ise sadece bir gün dayandığını belirlemiş. Newcastle Üniversitesi'ndeki araştırmacılar yeşil çay üzerinde daha fazla deney yapmak için mali destek arıyor. Amaçları, başta Alzheimer hastalarının ilaç niyetine içebilecekleri bir çay üretilmesi için çalışmak. 65 yaş üzerindekilerin yaklaşık yüzde iki ile beşi, 85 yaş üzerindekilerin ise yüzde 20'si bu tür hastalıklardan mustarip.
Çay, ağızdaki kötü kokuyu da yok edebiliyor
Ağızdaki anaerob bakterilerin hidrojen sülfit benzeri kokuya neden olduğuna değinen Dr. Christine Wu, bakterilerin oksijenin azaldığı dil arkasında ve diş etlerinin derinliklerinde çoğaldığını, düşük orandaki polifenolin bile bu bakterileri öldürebildiğini ifade etti. Laboratuvar ortamında yapılan araştırmada, polifenollerin, hidrojen sülfit oluşumuna neden olan enzimi önleyebildiği saptandı.
Önceki araştırmalarda siyah çayın dişte çürümelere yol açabilen bakterilerin üremesini engelleyebildiği ve diş yüzeyinde meydana gelen plakaları ve asit oluşumunu azalttığı belirlenmişti.
06 Kasım 2007 Salı
Unutkanlık
Unutmamak için öncelikle yapılan işe dikkatimizi vermek gerekir. Kısa süreli işleyen ve bir kaç dakika için aklımızda tutulması gereken bilgiler, beyin ön bölgesinin çalışmasıyla şekillenir. O an aklımızda başka bir düşünce yok ise, dikkatimizi verebiliyorsak, kısacası beyin ön bölgesini meşgul eden başka bir olay yok ise, kısa süreli hafıza iyi işleyecek ve kısa süreli bilgiler kullanılıp unutulacaktır. Okurken bir kaç satır önceyi hatırlayabilme, sayı sayma ve matematik işlemleri yapma, 2 dakika öncesi olayı akılda tutup bir sonraki olay için kullanabilme kısa süreli hafızaya verilebilecek örneklerdir. Beyin ön bölgesini etkileyen durumlarda kısa süreli hafıza da sorunlar ortaya çıkar. Depresyon, yetişkin tipi dikkat eksikliği, geçirilmiş hafif ya da şiddetli kafa travması, uykusuzluk gibi durumlar kısa süreli hafızanın işlemesini etkileyebilecek durumlardır.
Orta süreli hafıza, daha uzun süreli akılda bulunması gereken konuların beyne kaydedilmesi gereken durumlarda işleyen bir yöntemdir. Beyin ön bölgesiyle birlikte diğer beyin bölgelerinin çalışmasıyla orta süreli hafıza şekillenir. 1 ay önce karşılaşılan kişiyi tanımak örnek olarak verilebilir. Beyni etkileyen pek çok durum orta süreli hafıza zayıflığına yolaçabilir.
Uzun süreli hafıza beynin önemli özelliklerinden biridir. Çünkü yaşanan olaylar, kazanılan deneyimler sonraki duygu, düşünce ve davranışlarımıza yön vereceği için, Bu tip hafızanın kaydı kişilik gelişimi açısında da çok önemlidir. Beynin şakak (temporal) bölgeleri uzun süreli hafızanın kaydedildiği bölgelerdir. Hafızanın kaydı nedeniyle beynin hücre üretiminin hayat boyu sürdüğü bölgelerdir. Bir karar aşamasında iken duygu, düşünce ve davranışlarımızı belirlenmesinde ilk görev yeri beyin ön bölgesidir. Beynin diğer bölgeleriyle de sürekli ilişki halinde olan bu bölümü, temporal-şakak bölgelerinden hafıza bilgilerini de alarak sonucu belirler.
Sonuç olarak, öğrenmek ve öğrenilen bilgilerin, davranışların, deneyimlerin unutulmaması için öncelikle iyi çalışan bir beyin ön bölgesine ihtiyaç vardır. Beslenme tarzı, hafif kafa darbeleri, beyni etkileyen hastalıklar, beyin ön bölgesinin kendi bozuklukları unutkanlığın önemli nedenleridir. Tatlı ve hamur işi gıdalardan uzak duran, sebze, meyve, protein ve dengeli yağ içeriğiyle beslenen, düzenli spor yapan, kafa darbelerine karşı kendini koruyan insanlar, beyin ön bölgelerini de koruyup iyi çalışmasını sağlayarak unutkanlıktan korunabilirler.
Orta süreli hafıza, daha uzun süreli akılda bulunması gereken konuların beyne kaydedilmesi gereken durumlarda işleyen bir yöntemdir. Beyin ön bölgesiyle birlikte diğer beyin bölgelerinin çalışmasıyla orta süreli hafıza şekillenir. 1 ay önce karşılaşılan kişiyi tanımak örnek olarak verilebilir. Beyni etkileyen pek çok durum orta süreli hafıza zayıflığına yolaçabilir.
Uzun süreli hafıza beynin önemli özelliklerinden biridir. Çünkü yaşanan olaylar, kazanılan deneyimler sonraki duygu, düşünce ve davranışlarımıza yön vereceği için, Bu tip hafızanın kaydı kişilik gelişimi açısında da çok önemlidir. Beynin şakak (temporal) bölgeleri uzun süreli hafızanın kaydedildiği bölgelerdir. Hafızanın kaydı nedeniyle beynin hücre üretiminin hayat boyu sürdüğü bölgelerdir. Bir karar aşamasında iken duygu, düşünce ve davranışlarımızı belirlenmesinde ilk görev yeri beyin ön bölgesidir. Beynin diğer bölgeleriyle de sürekli ilişki halinde olan bu bölümü, temporal-şakak bölgelerinden hafıza bilgilerini de alarak sonucu belirler.
Sonuç olarak, öğrenmek ve öğrenilen bilgilerin, davranışların, deneyimlerin unutulmaması için öncelikle iyi çalışan bir beyin ön bölgesine ihtiyaç vardır. Beslenme tarzı, hafif kafa darbeleri, beyni etkileyen hastalıklar, beyin ön bölgesinin kendi bozuklukları unutkanlığın önemli nedenleridir. Tatlı ve hamur işi gıdalardan uzak duran, sebze, meyve, protein ve dengeli yağ içeriğiyle beslenen, düzenli spor yapan, kafa darbelerine karşı kendini koruyan insanlar, beyin ön bölgelerini de koruyup iyi çalışmasını sağlayarak unutkanlıktan korunabilirler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)